Olması gerekeni yazdım ben

Merhaba erotik hikayeler okurları,Buraya ara sıra girip keyiflenmek için birkaç yazı okumayı seviyorum. Fakat görüyorum ki %100 ‘ünde sadece anlık alınan zevkten başka birşey anlatılmıyor. Kendisini sex ilahı gibi göstermeye çalışan arkadaşların hepsinde ruh yok olmuş. Hepsi robot gibi bir görev verilmişcesine işlerini bitirip nasıl çıkıp gittiklerini veya uykuya daldıklarını anlatmaktadırlar. Cinsellik bir takım paylaşımların hissedilerek arzuya dönüşmesi sonucu tenlerin birleşmesi olması gerekirken günümüzde sadece vur kaç taktiğine dönmüş durumda olmasını çok benimsemediğimi dile getirmek isterim. Yani artık günümüzde evlilikler bile sadece cinselliğe dayalı olması sonucunda bu sitede yazılı kimi gerçek kimi fantazi durumlar ortaya çıkıyor. (Olması gerekeni yazdım ben)
Çünkü insanlarımızın sevme anlayışı bel altına inmiştir. Kadın erkeğini Erkek kadınını sadece şehvetine ihtirasına karşılık vermediği için aldatmakta ve bunun neticesinde istenmeyen bir çok durum ortaya çıkmaktadır. Eşler arasında köprü olan sevgi bağının bu kadar ucuz bir nedenden dolayı kopup aile birliği denen kavramın yıpranması ve mağdur olan aile üyelerinin dramları her geçen gün artmakta ve çoğalmaktadır. Bu sonuçta en çok hiçbir suçu günahı olmayan ve hayata gelmeye dair hiçbir talebi olmayan masum çocukların hayatlarını mahvetmekte ve çok daha zor bir toplum olmaya başlıyoruz. (Olması gerekeni yazdım ben)
Ben bütün eşlere bir zamanlar birbirini severek veya istemeyerekte olsa aile bağıyla birbirine bağlanmış bireylere seslenmek istiyorum. Cinsellik herşey demek değildir. Kadın ve erkek birbirini gerçekten seviyorsa aynı yatakta olmak birbirlerine dokunuyor olmaları bir zamanlar uzaktan uzaktan bakarak iç geçirdikleri günleri anımsayarak o an bulunduğu ortamın değerini anlamalılar. Her zaman sevdiği insanla aynı yatakta olmanın mutluluğunu yaşamalı. Çünkü hayat anlık değişimlerin insan hayatını olumlu olumsuz etkileyen kısa bir çizgidir.
Aslında ben buraya başka birşeyler yazmak için oturdum. Fakat parmaklarım beni bu noktaya getirdi. Bizim toplumumuz tek eşliliğe dayalı bir toplum olmaktan uzaklaşmaktadır. Neredeyse dönemsel olarak eş bulma durumuna geliyoruz. Sevgili baylar bayanlar yuvanızda bulamadığınız hiç birşeyi dışarıda bulamazsınız bunu asla unutmayın. Buldum diyenlere de bakın hayatlarında çok şey kaybetmişlerdir. 3. kişiler size bir şeyler kaybettirmeden asla yanınızda olmazlar. Muhakkak sizden bir şeyler alır götürür onun gelişi itibarınızı paranızı sizi sevenlerin sevgilerini vs vs daha neler neler. (Olması gerekeni yazdım ben)
Onun için neleri sabırla beklediniz. Bir hatırlayın…
1.Ona olan hislerini açıklamak için bugün yarın diyerek ne kadar zaman beklediniz.
2.Onun elini tutmak için ne kadar zaman beklediniz.
3.Onun yanağına da olsa bir buse kondurmak için ne kadar beklediniz.
4.Ailesinden izin ( doğru veya yalan beyanla ) alarak bir sinemaya gitmek veya paylaşımlarda bulunmak için ne kadar beklediniz.
5.Onu ailenize anlatmak için ne kadar beklediniz.
6.Onu isteyip ailesinin olurunu almak için kaç kez dokuz doğurdunuz.
7.Onu gelinlik içinde görünce ne hissettiniz.
8.Bütün bu paylaşımlardan sonra ilk kez birbirinizin olurken ilk dokunuşlar da neler hissettiniz.
9.Ve sevdiğin insanla bir ömür boyu aynı evi, aynı yatağı, aynı yastığı paylaşacağınızı anladığınızda ki heyecanınızı hatırlıyor musunuz.
10.Karı koca olmak ilk adım peki anne ve baba olacağınızı duyduğunuz ilk anda neler hissettiniz.
11.Peki eşiniz doğumdayken çocuğunuzun ilk seslerini duymak için geçen sürede neler hissettiniz. Onu kucağına aldığında neler hissettiniz.
12.Size anne baba dediğinde neler hissettiniz.
Aslında daha çok şeyler sıralanabilir tabi de eşler için en önemli olanlar olarak ben bunları en üst sıraya koyarım. Büyük bir özveri sabır saygı ve sevgiyle beklediğin, hayatının bütün mutluluklarını canlı canlı beraber yaşadığın insanı vay efendim cinsellik yok diye veya zaman ilerledikçe düşen cinsellik sayısından dolayı boşlayıp başka kapılara gitmeye değer mi…
Yazdıklarımı okuyup anlayabilen kavrayabilen herkezi doğruya olması gereken yaşam tarzına davet ediyorum. Sana emanet edilen değere sahip çıkmalısın. Bizim toplumumuz da emanete hıyanet olmaz biliyorsunuz. Biz insanoğlu çok büyük bir değere sahibiz. Kendimize ve değerlerimize sahip çıkalım.
Yazdıklarımla offff bu ne şimdi ya dediğinizi duyar gibiyim. Zamanınızı aldığım ve keyfinizi kaçırdığım için şimdiden özür dilerim.
Saygılarımla…